ISSN: 1300-7777 E-ISSN: 1308-5263
Turk J Hematol: 29 (1)
Volume: 29  Issue: 1 - 2012
Hide Abstracts | << Back
REVIEW
1.Supportive Care In Hemato-Oncology: Reviewing In The Light Of Latest Guidelines
Eren Gündüz, Zafer Gülbaş
doi: 10.5505/tjh.2012.10327  Pages 1 - 9 (1718 accesses)
Son yıllarda kanser tedavisi alanında sağlanan gelişmeler hastaların tedavi şanslarının artması ve yaşam sürelerinde uzama ile sonuçlanmıştır. Bu sıkıntılı tedavi sürecinde yaşam kalitesinin arttırılması temel hedeflerden biri olmalıdır. Solid ya da hematolojik maligniteler için verilen çoğu çoklu ajanlar içeren kemoterapi protokolleri hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Bu olumsuz etkilerden hastayı kurtarmak ya da en az hasar görmesi sağlamak amacıyla yapılan destek tedavilerde de gelişmeler vardır. Bu derlemede, destek tedavi olarak verilen bu ajanlardan bazılarını en son kılavuzlar ışığında kısaca özetledik.
In recent years developments in the area of cancer therapy have resulted in an increased chance of improvement and a longer survival time of patients. One of the basic targets during this troublesome therapy period should be a better quality of life. Chemotherapy protocols given for solid or hematological malignancies most of which include multiple agents negatively impact the patients’ quality of life. There are also developments in the area of supportive care which are aimed to salvage or minimize these negative effects. In this review, we briefly summarized some of these agents given as supportive care in the light of latest guidelines.

RESEARCH ARTICLE
2.Detection of c-kit gene mutations in Exon 11 of Leukemias
Syed Rizwan Hussain, Sunil G Babu, Hena Naqvi, Pradyumn Singh, Farzana Mahdi
doi: 10.5505/tjh.2012.60320  Pages 10 - 16 (1912 accesses)
OBJECTIVE: To identify mutations in c-kit gene in exon 11 in Leukemia cases.


METHODS: In order to determine the frequency of mutations of Exon 11 of c-kit gene in 50 Leukemia cases (31 samples Acute Myeloid Leukemia, 5 samples Acute Lymphoblastic Leukemia, 9 samples Chronic Myeloid Leukemia and 5 samples Chronic Lymphocytic Leukemia), we have done PCR-SSCP followed by direct DNA sequencing.
RESULTS: Of 50 Leukemia cases, 28 were male and 22 were female with ages ranging from 2 to 65 years. The mean age of cases was 31.88 years. We have detected total twenty mutations in nineteen cases that include Lys550Asn, Tyr568Ser, Ile571Thr, Thr574Pro, Gln575His, Tyr578Pro, Asp579His, His580Gln, Arg586Thr, Asn587Asp and Arg588Met as well as novel point mutations at codons Ile563Lys, Val569Leu, Tyr570Ser, and Pro577Ser. Ile571Leu substitution is found in two independent cases whereas Trp582Ser substitution is found in three individual cases.
CONCLUSION: These observations suggest that mutations in exon 11 of the c-kit gene might represent useful molecular genetic markers in Leukemia.

3.Flowcytometric evaluation of cell cycle regulators (cyclins and cyclin dependent kinase inhibitors) expressed on bone marrow cells of patients with chronic myelogenous leukemia and multiple myeloma
Selami Koçak Toprak, Klara Dalva, Merih Kızıl Çakar, Nazmiye Kurşun, Meral Beksaç
doi: 10.5505/tjh.2012.33602  Pages 17 - 27 (1800 accesses)
AMAÇ: Malignite etyopatolojisi; gerek sağlıklı ve gerekse malign karakterdeki çoğalan hücrelerde, döngünün çeşitli evrelerindeki siklin ve siklin bağımlı kinaz inhibitörlerinin (SBKİ) ekspresyon düzeylerinin karşılaştırılması ile aydınlatılabilir. Bu çalışmanın amacı, yüksek ve düşük proliferasyon hızına sahip malign hastalıklarda, hücre siklusunu düzenleyen faktörlerin flow sitometrik olarak analiz edilmesidir.
YÖNTEMLER: Kronik myelositer lösemi (KML) (n=16), multiple myeloma (MM) (n=13) ve kontrol (n=15) olgularında siklin D, E, A, B ve SBKİ p16, p21 düzeyleri akımsitometrik yöntemle ölçülmüş ve değerlendirilmiştir.
BULGULAR: KML, MM ve kontrol olgularındaki S evresi dağılımı sırasıyla % 10, 63; % 6, 72 ve % 3, 59 olarak saptanmıştır. KML grubunda siklin D ekspresyonu, S evresindeki diğer siklinlere göre en düşük düzeyde bulunmuştur. G2/M evresinde, MM ve kontrol gruplarındaki siklin ve SBKİ düzeyleri birbirleriyle benzer saptanırken, MM ve KML gruplarının her üç evresindeki siklin ekspresyonları ise paralel bulunmuştur.
SONUÇ: KML ve MM, farklı proliferasyon kinetiklerine sahip malign hastalıklardır. Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında hasta gruplarında, siklin ekspresyonlarının artışına SBKİ düzeylerinin artışının eşlik etmediği saptanmıştır. Bu bulgu, belki de hematolojik malign hastalıkların etyopatogenezinin açıklanmasına katkıda bulunabilecektir.
OBJECTIVE: Etiopathology of malignancy can be demonstrated by the comparison of the quantified changes in the different phases of the cycle about cyclins and cyclin dependent kinase inhibitors (CDKI) in healthy and malignant proliferated cells. The aim of this study is to analyze flow cytometric expression of cell cycle regulating elements in the malignant diseases with low and high proliferative signature.
METHODS: The levels of cyclin D, E, A, B and CDKI's p16, p21 were studied by flowcytometry in patients with chronic myeloid leukemia (CML) (n=16), multiple myeloma (MM) (n=13) and control subjects (n=15).
RESULTS: The distributions of the cell cycle S phase were 10, 63%, 6, 72% and 3, 59%; for CML, MM and control subjects, respectively. Among all the cyclins expressed during the S phase, cyclin D expression was the lowest, in CML patients. While the distribution of cyclins and CDKI’s was similar between MM and control groups in G2/M phase; cyclins expressions were parallel in all three phases in MM and chronic myeloid leukemia groups.
CONCLUSION: CML and MM are diseases presenting with variable degrees of proliferation. The increase of cyclins in cell cycle phases in patient group was not associated with the augmentation of the expression of CDKI’s. This finding may contribute the mechanisms effective in the etiopathogenesis of hematological malignancy.

4.The Role Of Multidetector Computed Tomography In The Early Diagnosis Of Invasive Pulmonary Aspergıllosis In Patients With Febrile Neutropenia Undergoing Hematopoietic Stem Cell Transplantation
Nazan Çiledağ, Kemal Arda, Bilgin Kadri Arıbaş, Ali Irfan Emre Tekgündüz, Fevzi Altuntaş
doi: 10.5152/tjh.2011.78  Pages 28 - 33 (1551 accesses)
AMAÇ: Otolog kemik iliği transplantasyonlu febril nötropenik ve antibiyotiğe dirençli orjini bilinmeyen hastalarda, vasküler tutulum ve invaziv pulmoner aspergillozis (İPA) erken tanısında multidedektör bilgisayarlı tomografi (MDBT)’nin rolünü değerlendirmek amaçlanmıştır.
YÖNTEMLER: Orjini bilinmeyen geniş spektrumlu antibiyotiğe dirençli ateşi olan, İPA şüphesi bulunan 37 olgunun 74 pulmoner MDBT incelemesi retrospektif değerlendirildi.
BULGULAR: İnvaziv pulmoner aspergillozis tanısı mikrobiyolojik, radyolojik bulgularla birlikte host faktörleri değerlendirilerek konuldu. 25 olguya EORTC/MSG kriterlerine göre sırasıyla 0, 14, 11 olguya kanıtlanmış, olası, muhtemel İPA tanısı konuldu. Olası veya muhtemel İPA tanısı konan 25 olgunun MDBT’sinde İPA ile uyumlu bulgular görüldü. Ne kültürde üreme, ne de radyolojik pozitif bulgu saptanmayan 12 olguda (nedeni bilinmeyen ateş) MDBT’de vasküler yapılar patent idi. Olası/muhtemel İPA tanısı konan 25 olguda total 72 fokal pulmoner lezyon saptandı. 72 lezyonun 41’inde (%57) MDBT’de İPA’yı destekleyen vasküler oklüzyon saptandı. Olası/muhtemel İPA tanısı konan 25 olgunun 19’unda (%76) klinik düzelme, ateşin düşüşü gözlendi. İnvaziv pulmoner aspergillozis tanısı konan 6 olgu takipler sırasında kaybedildi. İnvaziv pulmoner aspergillozis ve nedeni binmeyen ateş saptanan olgularda 100 günlük takip sonrasında transplant ilişkili mortalite oranı sırasıyla %24 ve %0 idi.
SONUÇ: Sonuç olarak, vasküler tutulumu gösterebilmesi nedeniyle MDBT’nin İPA tanısında potansiyel rolü olduğu kanısına varıldı.
OBJECTIVE: To evaluate the vessel involvement and the role of multidedector computed tomograpy (MDCT) in the early diagnosis of invasive pulmonary aspergillosis (IPA) at MDCT in autologous bone morrow transplantation patients with febrile neutropenia and antibiotic-resistant fever of unknown origin with clinically suspected IPA.
METHODS: 74 pulmonary MDCT examinations of 37 consecutive hematopoietic stem cell transplantation patients with febrile neutropenia with clinically suspected IPA were retrospectively evaluated.
RESULTS: The diagnosis of IPA was made according to according to the Fungal Infections Cooperative Group and the National Institute of Allergy and Infectious Diseases Mycoses Study Consensus Group criteria and 0, 14, 11 patients were diagnosed as proven, probable, possible IPA, respectively. Among 25 cases accepted as probable and possible IPA, all patients had pulmonary MDCT findings consistent with IPA. Remaining 12 patients were accepted as having fever of unknown origin (FUO) and in these 12, MDCT showed patent vessel. In patients with probable/possible IPA, 72 focal pulmonary lesions were detected. In 41 of 72 (57%), vascular occlusion was detected. The CT halo sign was present in 25 of 41 (61%) lesions. A clinical improvement, resolution of fever was observed following antifungal therapy in 19 (76%) of 25 patients with probable/possible IPA. Six (25%) patients diagnosed as IPA died during follow-up. Transplant related mortality at day 100 in patients with IPA and FUO were found to be 24% and 0%, respectively.
CONCLUSION: In conclusion, MDCT has a potential role in early diagnosis of IPA by detection of vessel occlusion.

5.Association of HLA class II Alleles and the Occurrence of Factor VIII Inhibitor in Thai Patients with Hemophilia A
Oytip Nathalang, Pramote Sriwanitchrak, Werasak Sasanakul, Ampaiwan Chuansumrit
doi: 10.5505/tjh.2012.29795  Pages 34 - 39 (1711 accesses)
OBJECTIVE: In this study HLA class II alleles were tested to investigate the association with the occurrence of FVIII inhibitor among Thai patients with hemophilia A.
METHODS: The distribution of HLA-DRB1 alleles and DQB1 alleles in 57 Thai patients with hemophilia A was determined using the PCR- sequence specific primer (PCR-SSP) method, and the association between the occurrence of factor VIII (FVIII) inhibitor and the presence of certain HLA class II alleles was investigated.
RESULTS: The frequency of HLA-DRB1* 15 was increased in hemophiliac patients both with and without FVIII inhibitors, whereas those of DRB1* 14, DRB1* 07 and DQB1* 02 were decreased in hemophiliac patients with FVIII inhibitors. Interestingly, only DRB1* 15 was significantly increased in patients with inhibitors compared with the controls (P = 0.021). Moreover, the frequency of DRB1* 15 in patients with inhibitor tended to be higher than patients with non inhibitor (P = 0.198).
CONCLUSION: Our data showed that the DRB1* 15 allele may contribute to the occurrence of inhibitor among Thai hemophilia A patients. However, a larger sample size and high-resolution DRB1 typing are warranted.

6.Evaluation of Fibrin Sealants and Tissue Adhesives in Oral Surgery for Patients with Bleeding Disorders
Gülsüm Ak, Esra Alpkılıç Başkirt, Esma Kürklü, Meltem Koray, Hakkı Tanyeri, Bülent Zülfikar
doi: 10.5505/tjh.2012.07769  Pages 40 - 47 (3425 accesses)
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı kanama bozukluğu olan hastalarda, oral cerrahi girişimlerde replasman tedavisinin yalnızca preoperatif dozu uygulanarak cerrahi alana lokal doku yapıştırıcı veya fibrin sealant uygulamasının hemostaz üzerindeki etkinliğini değerlendirmektir.
YÖNTEMLER: Kanama bozukluğu olan 21 hasta randomize olarak üç farklı gruba ayrılmıştır. Grup 1’deki hastalara (n=7) preoperatif replasman tedavisi ile fibrin sealant uygulanmıştır. Grup 2’deki hastalara (n=7) preoperatif replasman tedavisi ile doku yapıştırıcısı uygulanmıştır. Grup 3’deki hastalara preoperatif ve postoperatif replasman tedavisi uygulanmıştır.
BULGULAR: Grup 1’de beş hasta (%71,42), Grup 2’de altı hasta (%85,71) ve Grup 3’de altı hasta (%85,71) olmak üzere toplam 17 hastada hiçbir postoperatif komplikasyon gözlenmemiştir. Bütün gruplardan olmak üzere sadece dört hastada hemorajik komplikasyon gözlenmiştir.
SONUÇ: Bu klinik çalışmanın sonuçlarına dayanarak, fibrin sealant ve doku yapıştırıcılarının oral cerrahi işlemlerde uygulanmasının replasman tedavisinde kullanılan faktör konsantresi miktarının azaltılması ve operasyon alanında hemostaz sağlanarak aynı anda çok sayıda işlemin yapılabilmesine olanak vermesi açısından faydalı olduğu görüşündeyiz.
OBJECTIVE: The aim of this study was to evaluate the efficiency of two local haemostatic agents administered together with preoperative dose of replacement therapy for oral surgical procedures in patients with bleeding disorders
METHODS: Twenty-one patients were divided into three groups randomly. Patients in Group 1 (n=7) received preoperative replacement therapy with postoperative fibrin sealant application in the surgical site. Patients in Group 2 (n=7) received preoperative replacement therapy with postoperative tissue adhesive application in the surgical site. Patients in Group 3 (n=7) were given total dose of replacement therapy pre- and postoperatively.
RESULTS: No postoperative bleeding was observed in 17 patients including five patients in Group 1 (71.42%), six patients in Group 2 (85.71%) and six patients in Group 3 (85.71%). Haemorrhagic complication was observed in only four patients among all groups.
CONCLUSION: We conclude that utilization of fibrin sealants and tissue adhesives in oral surgery is beneficial due to the lessened amount of factor concentrates used for replacement therapy and the rapid haemostasis at the operation side to perform serial surgical procedures in the same session.

7.RARE COAGULATION DISORDERS. Retrospective analyses of 156 patients in TURKEY
Tunç Fışgın, Can Balkan, Tiraje Celkan, Yurdanur Kılınç, Meral Türker, Çetin Timur, Türkiz Gürsel, Emin Kürekçi, Feride Duru, Alphan Küpesiz, Lale Olcay, Şebnem Yılmaz, Ünsal Özgen, Ayşegül Ünüvar
doi: 10.5505/tjh.2012.02418  Pages 48 - 54 (1629 accesses)
AMAÇ: Türkiye’de son 10 yılda nadir koagülasyon eksikliği olan çocukların klinik bulguları, labaratuvar değerleri ve tedavilerini geriye yönelik olarak değerlendirdik.
YÖNTEMLER: Türk Pediatrik Hematoloji Derneği, Tromboz-Hemostaz-Hemofili Alt Komitesi tarafından standardize edilmiş excel sorgulama dosyaları her merkeze gönderilerek yanıt veren merkezlerin verileri toplandı.
BULGULAR: Oniki çocuk hematoloji merkezinden toplam 156 hasta bu çalışmaya alındı. Çalışmamızda en sık görülen nadir koagülasyon bozuklukları FVII (n: 53 olgu, %34), FV (n: 24 olgu, %15.4), FX (n: 23 olgu, %14.7) olarak dağılım gösterdi. Tüm nadir koagülasyon bozuklukları içinde en sık görülen başlangıç semptomları sırası ile burun kanaması, ekimoz ve diş eti kanamasıydı.
SONUÇ: Mukozal kanamalar ilk semptomları oluştururken, halen en sık kullanılan tedavi seçenekleri ise taze donmuş plazma ve treneksamik asitti. Ağır klinik semptomları olan ve şiddetli kanamaya neden olabilecek nadir koagülasyon bozukluklarının erken dönemlerinde de hemofili hastalarında kullandığımız proflaktik tedavinin düşünülmesi gerektiğini öneriyoruz.
OBJECTIVE: We evaluated the clinical findings, laboratory data, management, and outcome of children with rare coagulation deficiencies (RCDs) diagnosed in Turkey during the past 10 years, retrospectively.
METHODS: A simple Excel file of questionnaire was sent to contact people in each center to standardize data collection by Turkish Society of Pediatric Hematology, Hemophilia-Thrombosis-Hemostasis subcommittee.
RESULTS: Total of 156 patients were included in this study from 12 pediatric referral centers. Most common rare coagulation disorders in the study was as follows: FVII (n: 53, 34%), FV (n: 24, 15.4%), FX (n: 23 case, 14.7%). The most common initial findings in our patients were epistaxis, echymosis and gingival bleeding in all type of RCDs respectively.
CONCLUSION: First symptoms are mucosal bleedings and FFP and tranexamic acid is still the most commonly used therapeutic options. We suggest that prophylactic treatment that we use for hemophilia patients should be considered at the very beginning among the therapeutic options for rare factor deficiencies with severe clinical course and factor deficiency that can lead to severe bleeding.


8.The effects of Endothelial Protein C Receptor Gene Polymorphisms on sEPCR levels in Venous Thrombotic Patients
Afife Karabıyık, Erkan Yılmaz, Yonca Eğin, Nejat Akar
doi: 10.5152/tjh.2011.40  Pages 55 - 62 (2044 accesses)
AMAÇ: Bu çalışmada, trombozda önemli bir role sahip olan EPCR genindeki varyasyonların tespit edilmesi ve bu varyasyonların Türk populasyonunda plazma sEPCR seviyeleri üzerindeki olası etkisinin incelemesi amaçlanmıştır.
YÖNTEMLER: Çalışmamız 111 trombozlu olgu ve 73 sağlıklı kontrol içermektedir. EPCR geninin dört ekzonu intronlardan başlanan primerler kullanılarak PCR, SSCP ve DNA Dizi Analizi ile taranmıştır. Plazma sEPCR düzeyleri ELISA yöntemi kullanılarak ölçülmüştür.
BULGULAR: Bu çalışmada, EPCR haplotipleri ile sEPCR seviyesi arasındaki ilişki incelenmiş ve EPCR geninin taranan dört ekzonunda üç farklı polimorfizm saptanmıştır. Bunlardan C3998T (rs2069952) genin 2. intronunda, A1 haplotipini oluşturan C4678G (rs9574) ise EPCR geninin 3’ UTR bölgesinde tespit edilmiştir. EPCR geninde tespit edilen diğer bir polimorfizm ise A3 haplotipini oluşturan ve ekzon 4’de yer alan A4600G (rs867186) değişimidir. A3 allelini homozigot olarak taşıyan hastalarda ortalama sEPCR seviyesi 289 ng/ul iken, A1 allelini homozigot olarak taşıyanlarda 113,42 ng/ul’dır.
SONUÇ: İstatistik analizler kontrol ve hastalar arasında C3998T değişiminin tromboz riski açısından anlamlı olmadığını göstermiştir. A1 haplotipinin ise trombozdan koruyucu bir etkiye sahip olabileceği saptanmış ancak A1 (4678C>G) allelini taşıyan bireylerde sEPCR seviyesinde de anlamlı bir değişiklik saptanamamıştır. Buna karşılık A3 haplotipinin tromboz için 2.04 kat risk getirdiği ve A3 (4600A>G) alleli taşıyanların taşımayanlara göre daha yüksek sEPCR seviyesine sahip olduğu saptanmıştır. A3 haplotipi Türk populasyonunda hem trombotik riskle hem de artan sEPCR seviyesiyle ilişkilendirilebilir.
OBJECTIVE: The aim of this study was to investigate the detection of the variations in the EPCR gene which has a possible role for thrombosis and the effects of this variations on the plasma sEPCR levels in Turkish population.
METHODS: This study included 111 thrombotic patients and 73 healthy controls. Following DNA extraction, PCR, SSCP and DNA sequencing analysis of four exons of the EPCR gene were performed. Plasma sEPCR levels were measured with Enyzme linked immunosorbent assay (ELISA).
RESULTS: Three polymorphisms were detected in exon 1 through exon 4. The C3998T (SNP no: rs2069952) is located within intron 2 and the C4678G (A1 haplotype) (SNP no: rs9574) is located within 3’ untranslated region (3’UTR). There was no significant differences between C3998T polymorphism in control and patients. There was no significant difference in sEPCR levels in subjects carrying A1 allele. A4600G substitution (A3 haplotype) (SNP no: rs867186) was found in exon 4 and it brought 2.04 fold risk for thrombosis. A3 allele carriers had high sEPCR levels, compared to no A3 allele carriers. The mean sEPCR level in patients having A3 allele homozygous is 289 ng /ul and A1 allele homozygous is 113,42 ng/ul.
CONCLUSION: A1 haplotype might have a protective effect on thrombosis and A3 haplotype may be associated both with increased plasma sEPCR levels and with an increased risk of venous thrombosis in Turkish population. sEPCR levels were significantly higher in subjects carrying A3 allele (4600A>G) in both patients and controls. There was no significant difference in sEPCR levels in subjects carrying A1 allele (4678C>G).

CASE REPORT
9.How Does Influenza A (H1N1) Infection Proceed in Allogeneic Stem Cell Transplantation Recipients?
Sinem Civriz Bozdağ, Gülden Bozkurt, Pervin Topcuoglu, Alpay Azap, Muhit Özcan, Nahide Konuk, Önder Arslan
doi: 10.5152/tjh.2011.74  Pages 63 - 66 (1682 accesses)
H1N1 virüsünün allojeneik kök hücre nakli yapılan Hematoloji hastalarında kliniği ve seyri konusunda veriler oldukça yetersizdir.Biz bu vaka serisinde, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi kök hücre nakli ünitesinde allojeneik nakil yapılmış ve Influenza A/H1N1 infeksiyonu saptanmış 3 olgumuzu tartıştık.Üç hastamızın da farklı hematolojik malignite tanıları vardı ve nakilin farklı evrelerinde olan hastalardı.Tüm hastalara oseltamivir tedavisi verildi;bir hastada zanamivir tedavisine geçilmesi gerekti.Hastaların üçü de herhangi bir komplikasyon kalmadan tam iyileşme sağlanarak taburcu edildi.Influenza A/H1N1’e bağlı grip immunsupresif hasta gruplarında farklı seyirler gösterebilmekte, bakteriyel ve viral enfeksiyonlarla birlikte seyredebilmektedir.
Clinical course of H1N1 infection in Allogeneic Hematopoietic Stem Cell Transplantation (AHSCT) patients is contraversial. We report three AHSCT patients who were infected with Influenza A/H1N1 infection. All of the patients were diagnosed with different hematological diagnosis and were at different stages of transplantation.All of them were treated with oseltamivir,zanamivir was switched with oseltamivir in one patient. All of the three patients were survived without any complication. Swine flu, can display with different courses and progress with bacterial or other viral infections in immunsupressed patients.

10.H1N1 associated encephalitis in a child with acute myeloblastic leukemia and bacteremia due to Klebsiella pneumonia
Lale Olcay, Seda Öztürkmen, Zafer Bıçakçı, Arzu Akyay, Gülşen İskender, Kamuran Türker-sayılır, Nil Çetin, Saadet Dikmen-menteş, Özlem Kapusuz, Mehmet Ertem
doi: 10.5505/tjh.2012.80947  Pages 67 - 71 (1577 accesses)
Burada, Kasım 2009’da pnömoni, Klebsiella pneumonia bakteriyemisi ve H1N1 enfeksiyonu nedenleri ile oseltamivir de içeren antimikrobiyal tedavi almakta iken tekrarlayıcı jeneralize nöbetler geçiren, nötropenik, akut miyeloblastik lösemili, 16 yaşında bir kız olgu sunulmaktadır. Nöbetler, yardımlı ventilasyon ile kontrol edilebilmiştir. Elektroensefalografi ensefalopati ile uyumlu olarak saptanmış; bilgisayarlı beyin tomografisi, magnetik rezonans görüntüleme (MRG), MRG anjiografi normal bulunmuştur. Hasta sekelsiz, tamamen iyileşmiştir. Bu olgu, pandemiler sırasında H1N1’in daima akılda tutulması gerektiğini vurgulamaktadır.
Herein, a neutropenic 16-year-old girl with acute myeloblastic leukemia who developed recurrent generalized seizures when she was on antimicrobial therapy including oseltamivir also due to pneumonia, bacteremia of Klebsiella pneumonia and H1N1 infection, in November 2009 is presented. Seizures could be controlled by assisted ventilation. Electroencephalography revealed encephalopathy. Cranial computed tomography, magnetic resonance imaging (MRI) and MRI angiography were normal. She recovered completely with no sequele. Our case highlights that during pandemias, H1N1 should always be kept in mind.

11.A case of Hydrops fetalis due to Kell alloimmunization: A perinatal approach to a rare case
Arzu Akdag, Omer Erdeve, Nurdan Uraş, Yavuz Simsek, Ugur Dilmen
doi: 10.5505/tjh.2012.37801  Pages 72 - 75 (1970 accesses)
Giriş: Günümüzde Rhesus immunoglobulinin yaygın olarak uygulanması RhD alloimmünizasyon insidansında azalmaya neden olurken RhD dışındaki eritrosit antijenleri ile maternal alloimmunizasyon perinatal morbidite ve mortaliteye yol açmaya devam etmektedir. Kell antijeni toplumda yalnızca %9 oranında bulunmasına rağmen bu antijene bağlı alloimmunizasyon günümüzde ön plana çıkmaya başlamıştır.
Olgu sunumu: Hastamız 30.gebelik haftasında antenatal fetal hidrops tanısı almıştı. Fetal durumu değerlendirmeye yönelik antenatal testler kritik düzeyde hemolitik hastalığı gösterdi, ancak hasta fetal distres nedeniyle prematüre olarak doğurtuldu. Anemi, retikülositopeni, hidrops fetalis ve pozitif indirekt Coombs testi Kell izoimmunizasyonunu düşündürdü. Postnatal dönemde Kell-negatif eritrosit süspansiyonu ile kan değişimi uygulanan hasta postnatal 30.gün şifa ile taburcu edildi.
Sonuç: Bu makalede, Kell izoimmunizasyonuna bağlı geliştiğini postnatal dönemde saptadığımız bir hidrops fetalis olgusu sunularak Kell immunizasyonuna perinatal yaklaşımın tartışılması planlandı ve fetal hidrops öyküsü olan gebelerde RhD dışı eritrosit antijenleri taranmasının önemi vurgulanmak istendi. Bu durum fetusun antijen negatif uygun kan ile başarılı bir şekilde tedavi edilmesine olanak sağlayacaktır.
Introduction: While the routine administration of Rhesus immunoglobulin has significantly reduced the incidence of this type of alloimmunization, maternal alloimmunization to other red cell antigens continues to contribute to perinatal morbidity and mortality. Although the Kell antigen is found on the red cells of only 9% of the population, attention has increasingly been focused on Kell antibodies.
Case Report: We present a case of fetal hydrops who was sonographically detected at 30th week of pregnancy. Antenatal tests for evaluation of fetal condition clearly showed the critical level of hemolytic disease but the baby was delivered prematurely due to fetal distress. The combination of anemia, reticulocytopenia, hydrops fetalis, and positive indirect Coombs test suggested Kell isoimmunization. The baby was treated by exchange transfusion with the Kell-negative packed red cell succesfully, and was discharged on postnatal 30th day.
Conclusion: Here we describe a case of hydrops fetalis caused by Kell alloimmunization that was determined in postnatal period, and thus we plan to discuss the perinatal approach to the Kell immunization.

12.Mercury Toxicity: A Family Case Report
Rahşan Yıldırım, Fuat Erdem, Mehmet Gündoğdu, Yusuf Bilen, Ebru Koca, Yalçın Yıllıkoğlu, Yaşar Nuri Şahin
doi: 10.5152/tjh.2011.16  Pages 76 - 79 (2652 accesses)
Giriş: Çevresel kirlilik insanları zehirli maddelere maruz bırakır. Biz, civa ile zehirlenen, yaşları 20-54 arasında olan aynı aileden 5 olguyu sunduk.
Olgular: Olgu 1; kliniğimize öksürük, ateş ve gece terlemesi ile başvurdu. Nötropeni, anemi ve pnömonisi olan hastada hızlı bir şekilde akut respiratuar distress sendromu (ARDS) gelişti ve hastaneye yatışının 4. gününde öldü. Hastanın WBC sayısı 0.4 × 103 mm-3 (normal sınır: 4.3-10.3 × 103 mm–3) ve Hb değeri 10.8 g dL–1 (normal sınır: 11.5-16.0 g dL–1) idi. Olgu 2; bisitopeni ile başvurdu, lökosit sayısı 1.3 × 103 mm-3 (normal sınır: 4.3-10.3 × 103 mm-3) ve trombosit sayısı 88 × 103 mm–3 (normal sınır: 150-400 × 103 mm–3) idi. Olgu 2 ve 3’te toksik periferik nöropati tespit edildi. Olgu 3’te trombosit sayısı 123 × 103 mm-3 (normal sınır: 150-400 × 103 mm-3) idi. Olgu 4 ve 5 halsizlik ve başağrısı ile başvurdu, kandaki yüksek civa seviyeleri dışında bu iki hastada herhangi bir pozitif bulguya rastlanmadı.
Sonuç: Biz, kardiyovasküler, solunum ve nörolojik sistem gibi birçok sistemi tutan ve çeşitli semptomlar ile başvuran hastalarda oldukça nadir olsa da ağır metal maruziyetinin değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Sunulan rapor, aynı ailenin 5 bireyinde civa zehirlenmesi tespit edilmesi sebebi ile tektir.
Background: Increased levels of environmental pollution have exposed mankind to foreign matters. In this article, five individuals within the age range of 20 and 54 from the same family, who were poisoned from liquid form mercury, are presented.
Case Report: The first case presented to our clinic with cough, fever, night sweat.The patient with clinical findings of neutropenia, anemia and pneumonia who rapidly developed ARDS and died on the fourth day of hospitalization. Her WBC count: 0.4 (4,3 - 10,3 x 10³ / mm³), Hb: 10.8 (11.5-16.0) g/dL. The second case, presented with bicytopenia 1.3 (4,3 - 10,3 x 10³ / mm³), PLT: 88 x 10³(150– 400 x10³ /mm³). Toxic peripheral neuropathy was identified in both second and third cases. PLT count of third case was 123 x 10³ (150– 400 x10³ /ml). The fourth and fifth cases, presented with fatigue and headache. There were no positive findings in these two patients apart from high levels of mercury in the blood.
Conclusion: With this case presentation involving a family, we describe clinical presentations of varying degrees among individual members of the same family, who were exposed to liquid form mercury through contact and inhalation. We believe that heavy metal exposure should be considered in patients presenting with various symptoms involving several systems including the cardiovascular, respiratory and neurological systems, although heavy metal exposure is rare. Our case differs from others since it involves a family.

LETTER TO EDITOR
13.Pancytopenia- an etiological profile
Vandana Raphael, Yookarin Khonglah, Biswajit Dey, Priyanka Gogoi, Ashim Bhuyan
doi: 10.5505/tjh.2012.98360  Pages 80 - 81 (2504 accesses)
Abstract | Full Text PDF

14.Flow cytometry – A rapid & robust adjuvant technique for pathological diagnosis
Monica Jain, Anil Handoo, Dharma R Choudhary, Atul Bhasin
doi: 10.5505/tjh.2012.62533  Pages 82 - 84 (1392 accesses)
Abstract | Full Text PDF

15.Corneal epithelial microcysts due to high dose Cytarabine administration in acute myeloid leukemia
Tuba Hilkay Karapınar, Salih Gözmen, Özlem Tüfekçi, Şebnem Yılmaz, Zeynep Özbek, Melih Parlak, Gülersu İrken, Hale Ören
doi: 10.5505/tjh.2012.21704  Pages 85 - 86 (1673 accesses)
Abstract | Full Text PDF

16.Blood Donation: results of a questionnaire
Gursel Ersan, Fatma Liv, Şükran Köse
doi: 10.5505/tjh.2012.49091  Pages 87 - 88 (1860 accesses)
Abstract | Full Text PDF

17.Endothelial Protein C Receptor gene expression in a woman with homozygous EPCR 23 bp insertion
Afife Karabıyık, Nejat Akar
doi: 10.5152/tjh.2011.47  Pages 89 - 91 (1399 accesses)
Abstract | Full Text PDF

18.Rituximab Therapy for Refractory Autoimmune Thrombocytopenia in Systemic Lupus Erythematosus
Didem Atay, Gulyuz Ozturk, Sema Anak, Omer Devecioglu
doi: 10.5505/tjh.2012.26539  Pages 92 - 93 (1480 accesses)
Abstract | Full Text PDF

19.Early Profound Secondary Autoimmune Thrombocytopenia Induced By Clopidogrel In a Coronary Artery Patient
Volkan Karakuş, Burak Deveci, Erdal Kurtoğlu, Şakir Arslan
doi: 10.5505/tjh.2012.59244  Pages 94 - 95 (1463 accesses)
Abstract | Full Text PDF

20.The incidence of alpha-thalassemia in Iraqi Turks
Duran Canatan
doi: 10.5505/tjh.2012.48751  Page 96 (1402 accesses)
Abstract | Full Text PDF

21.ABO and Rh Blood Group Distrubition in Kayseri Province in Turkey
Yasemin Altuner Torun, Leyla Gül Kaynar, Çigdem Karakükcü, Mehmet Yay, Fatih Kurnaz, Hasan Mutlu, Mustafa Çetin, Bülent Eser
doi: 10.5505/tjh.2012.26918  Pages 97 - 98 (1955 accesses)
Abstract | Full Text PDF

22.Did the proband have thalassemia intermedia or severe thalassemia trait?
Sinasi Nasih Ozsoylu
doi: 10.5505/tjh.2012.91069  Pages 99 - 100 (1151 accesses)
Abstract | Full Text PDF

23.Thrombosis and risk factors: A comment
Selami Koçak Toprak, Yunus Kasım Terzi, Feride Şahin
doi: 10.5505/tjh.2012.83713  Pages 101 - 103 (1301 accesses)
Abstract | Full Text PDF

24.About Methemoglobinemia
Sinasi Nasih Ozsoylu
doi: 10.5505/tjh.2012.10170  Pages 104 - 105 (1252 accesses)
Abstract | Full Text PDF

IMAGES IN HEMATOLOGY
25.Primary pleural diffuse large B-cell Non Hodking’s lymphoma on [18F]-2-fluoro-deoxy-D-glucose positron emission tomography/computed tomography
İlknur Ak Sivrikoz, Zafer Gülbaş
doi: 10.5505/tjh.2012.38233  Pages 106 - 108 (1558 accesses)
Abstract | Full Text PDF

26.Bullous cutaneous eruption due to extravasation of acyclovir in a child with acute lymphoblastic leukemia
Abdurrahman Sarıca
doi: 10.5505/tjh.2012.93685  Pages 109 - 110 (1605 accesses)
Abstract | Full Text PDF

 



Impact Factor (2016) = 0.686